AILE VE COCUK - aşk,sevgi,bilgi,dostluk,eğlence,medeniyet,sağduyu,poztiflik,görgü,özgürlük. - Blogcu



HOŞ GELDİNİZ GÜZEL İNSANLAR-
E-posta:

aşk,sevgi,bilgi,dostluk,eğlence,medeniyet,sağduyu,poztiflik,görgü,özgürlük.

16/6/2009 - SATANİZM , GENÇLİĞİ BEKLEYEN SAPKINLIK..

Kategori: AILE VE COCUK
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

7/10/2008 - O bir karga !

Kategori: AILE VE COCUK
80'ine merdiven dayamış yaşlı baba ile onu ziyarete gelen -45 yaşında ve saygın bir işi olan- oğlu salonda oturuyorlardı. Hal-hatırdan, çoluk-çocuktan, havadan-sudan sahbet ettikten sonra oğlu susmuş, ayrılmanın sinyalini vermişti. O anda üzerinde oturdukları sedirin yanındaki pencerenin pervazına bir karga kondu. Yaşlı baba kargaya gülümserek biraz baktıktan sonra oğluna sordu: 'Bu ne oğlum?'
 
Oğlu şaşkın, cevapladı: 'o bir karga baba.'
 
Yaşlı baba kargaya biraz daha baktıktan sonra yine sordu: 'Bu ne oğlum?'
 
Oğlu daha da şaşkın, yine cevapladı: 'Baba, o bir karga'
 
Karga hâlâ pervazda, komik hareketlerle başını sağa sola çeviriyor, başını yan yatırıyor, havaya bakıyor, sonra başını yine onlara çeviriyordu. Yaşlı baba üçüncü defa sordu: 'Bu ne?'
 
Oğlunun şaşkınlığı sabırsızlığa dönmüştü: 'O bir karga baba, üç oldu soruyorsun. Beni işitmiyor musun?'
 
Yaşlı baba dördüncü defa da sorunca oğlunun sabrı taştı ve sesini yükseltti: 'Baba bunu neden yapıyorsun? Tam dört defadır onun ne olduğunu soruyorsun, sana cevap veriyorum ve sen hâlâ sormaya devam ediyorsun. Sabrımı mı deniyorsun?'
 
Babası -yüzünde hâlâ bir gülümseme- yerinden kalktı, içeri odaya gitti ve elinde bir defterle döndü. Bu bir hâtıra defteriydi. Oturdu, sayfalarını karıştırdı ve aradığını buldu. Sevgiyle gülümseye devam ederek sayfası açık bir vaziyette defteri oğluna uzattı ve o sayfayı okumasını söyledi.
 
'Bugün 3 yaşındaki minik yavrumla salondaki sedirde otururken yanıbaşımızdaki pencerenin pervazına bir karga kondu. Oğlum tam 23 defa onun ne olduğunu sordu. 23 soruşunda da ona sevgiyle sarılarak, onun bir karga olduğunu söyledim. Rahatsız olmak mı? Hayır! Onun sorusunu masumca tekrar edişi içimi sevgiyle doldurdu.'
 
 

'Rabbin, sadece kendisine kulluk etmenizi, ana-babanıza iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara 'öf' bile deme; onları azarlama; onlara tatlı ve güzel söz söyle.'  (İsra, 23)
 
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/5/2008 - Kaplumbaganin Gozyaslari

Kategori: AILE VE COCUK

Kaplumbaganin Gozyaslari

 

Denizde ruhunun firtinalarinin dindigini hissederdi. Orada haftanin yorgunlugunu atar ve huzur bulurdu. Balik tutmaya merakliydi. Kendisi kadar cocuklari da deniz ve baligi severdi. Bundan dolayi hafta sonlari herkesi bir heyecan sarardi.

Gunlerden cumartesiydi. Yusuf Efendi kendi kendine: “Yine hafta sonu olmus. Gunler ne de cabuk geciyor, omur sayfasindan bir yaprak daha gitti. Acaba bugunumuz nasil gececek.” dedi. Icinde sebebini bilemedigi bir huzun vardi. Sabahin erken saatleriydi, malzemeleri arabaya yerlestirdi. Cocuklari Enes, Merve ve esi, ondaki huznu fark etmis; fakat sebebini anlayamamislardi.

 

Erkenden deniz kiyisina vardilar. Gunesin dogusunu seyrettikten sonra Enes'le beraber motoru calistirip denize acildilar. Ogluna tebessumle bakarak konustu.

- Bugun nasibimiz acik gibi gorunuyor.

- Evet babacigim, benim de icimde guzel seyler olacak gibi bir his var.

- Neyse yavrum, onemli olan bir seylerle ugrasmak, bu da benim hobim, hem balik tutuyorum, hem de rahatliyorum.

Denizin dalgalari, martilarin sesi ayri bir senfoni olusturuyordu. Bu buyulu atmosfer, onu âdeta cocuklastirmis ve yorgunlugunu alip goturmustu. Vaktin bir hayli ilerlemis oldugunu gunesin yakiciligiyla fark ettiler. Ogluna, bir an once agi cekmeleri gerektigini soyledi. Baba ogul el birligiyle agi cekmeye basladilar. Baba:

 

- Oglum, bu seferki avimiz cok bereketli gozukuyor!

Enes, babasinin gozlerine neseyle bakarak:

- Babacigim, bunu nereden anladin?

- Bu sefer ag, bir hayli agir geldi bana.

Agi motora cektiklerinde Enes heyecanla:

- Babacigim baksana aga buyuk bir sey takilmis, dedi.

 

Agi iyice cekip motorun icine alan baba ve ogul, davetsiz misafirin deniz kaplumbagasi oldugunu gorduler. Aga takilan baliklari ve kaplumbagayi alip yola koyuldular. Sessiz bir yuruyus vardi. Bu sessizlik babanin kafasinda bir plân kurmakta oldugunun isaretiydi ve oglu bunu anlamakta gecikmemisti. O konusmadigi zaman mutlaka bir plân yapardi.

Bir muddet sessizce yurudukten sonra, babanin yuzunde hafif bir tebessum belirdi. Oglu heyecanla sordu:

 

- Babacigim bir plânin mi var?

- Oglum, bu kaplumbaga bize cok para kazandiracak!

- Nasil yani babacigim?

- Oglum ben turistik esya satan bir yer biliyorum, onlar bu tur hayvanlari aliyorlar.

- Peki, onlari ne yapiyorlar?

- Dogrusu ne yaptiklarini ben de bilmiyorum.

 

Ertesi gun Yusuf Efendi, kaplumbagayi arabanin bagajina koyarak dogruca yillar once tanistigi turistik esya satan adamin dukkânina gitti. Kisa bir sohbetten sonra gelis maksadini anlatti. Birlikte arabaya gidip bagaji actilar. Kaplumbagayi gorunce adamin gozleri fal tasi gibi acildi. Ona yuksek bir fiyat verecegini soyledi. Bu arada sohbet koyulasti. Yusuf Efendi’nin aklina bir soru geldi. Sormadan edemedi:

 

- Bu kaplumbagayi ne yapiyorsunuz? Adam siritarak:

- Bunun kabugundan besIk yapiyoruz. Genelde turistler aliyor, dedi. Yusuf Efendi bir soru daha sordu:

- Efendim, kaplumbaganin kabugunu nasil ayiriyorsunuz? Adam:

- Bundan kolay ne var, kaplumbagayi sirt ustu yatirip bolca tuzluyoruz, birkac gun icerisinde kendiliginden oluyor. Boylece saglam bir kabuk cikiyor, dedi.

 

Bunlari konusurken kaplumbagadan garip sesler geldigini fark eden Yusuf Efendi gozlerine inanamadi, o da ne! Kaplumbaga basina gelecekleri anlamis gibi, sicim sicim gozyasi dokuyordu. Aslinda onu merhamete getiren gozyaslari, biz insanlarin agladigi mânâda bir gozyasi degildi. Tuzlu su icen deniz kaplumbagasi kendine verilen hususî bosaltim sayesinde saf suyu vucuduna alirken, gozunun altina yerlestirilmis tuz bezleriyle, tuzu yogunlastirilmis hâlde disari akitiyordu. Bunu aglama zanneden Yusuf Efendi’ye bu manzara cok dokundu. Kaplumbaganin kendini koruyucu yogun tuz salgisi, ilâhî sefkatin bir tecellisi olarak kalbinde yumusamaya sebep olmustu. Almis oldugu parayi geri verdi.

Ben onu satmaktan vazgectim, dedi. Adam sasirdi. Ne de cok para vermisti.

 

- Eger az olduysa biraz daha para vereceyim.

- Hayir! Bu satis imkânsiz.

Adam, Yusuf Efendi’nin kaplumbagayi neden satmaktan vazgectigini, verdigi parayi nicin iade ettigini bir turlu anlayamamisti.

 

Insanlara oldugu kadar hayvanlara da merhamet eden Yusuf Efendi, kaplumbagaya yapilacak eziyeti ve bunda kendinin de payi olacagini dusundukce, ici parcalaniyordu. Bir an once bu zalimce isten kurtulmaliydi. Bunun icin yapmasi gereken sey, kaplumbagayi yakaladigi yere goturup denize birakmakti. Ev halkina haber vermeyi bile dusunmeden kaplumbagayi yakaladigi yere gitti. Kaplumbagayi denize birakirken, anlayacakmis gibi ondan ozur de diledi.

 

Oylece bir haftadan beri devam eden sIkintisi, kaplumbaganin deniz sularina dalmasiyla birlikte yok olup gitmisti.

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

24/5/2008 - Tahta Çanaklar

Kategori: AILE VE COCUK

Tahta Çanaklar

Evde yaşayan yaşlı dedenin elleri o kadar titriyordu ki yemek yerken sürekli üstüne başına döküyor, sofra örtüsünü kirletiyor, tabak çanak kırıyordu. Son zamanlarda sofrada bu tür kazalar artınca bundan rahatsız olan anne ve baba bir çözüm düşündüler; Dedeye tahta çanak, kaşık-çatal alındı.

Artık dede yer sofrasında ayrı yiyor, hiç bir şey kırmıyor dökmüyordu. Böylece anne de daha az çamaşır yıkıyor, değerli tabaklar da kırılmamış oluyordu.
Yaşlı dede tahta çanakla çorbasını içerken son derece mahçup bir şekilde etrafına bakıyordu. Evin küçük torunu dedesinin bu durumunu tam anlamamış da olsa uzaktan izliyordu.

Bir gün anne ve babası dışarıdayken Hasan eline geçirdiği bir tahta parçasını oymaya başladı. Anne ve babası eve gelince ne yaptığını sorduklarında 'tahta çanak yapıyorum; siz yaşlanınca ben de size vereceğim' dedi.
Anne ve baba bir süre sessizce birbirlerine baktı ve yaptıklarından utandılar, Babalarına kendi rahatları uğruna ne büyük bir utanç verdiklerini anladılar.

Hikayenin sonu mu? Bir daha o evde ne ayrı sofra kuruldu ne de tahta çanak kullanıldı. Kalan ömürlerini birlik ve mutluluk içinde yaşadılar.

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

9/5/2008 - Canım oğlum,kızım....

Kategori: AILE VE COCUK

 


Canım oğlum,kızım....
Benim yaşlandığımı düşündüğün gün (ki yaşlı olmayacağım) sabırlı ol lütfen ve beni anlamaya çalış.
 
Yemek yerken üstümü kirletirsem lütfen sabırlı ol.
Sana bir şeyler öğretmek için seninle ilgilendiğim günleri hatırla...
Seninle konuşurken, aynı şeyleri 1000 kere tekrarlıyorsam sözümü kesme.
Beni dinle.
Sen küçükken, uyuyana kadar sana aynı hikayeyi 1000 defa tekrar tekrar okumak zorunda kaldığımı hatırla.
Banyo yapmak istemediğimde; beni utandırma ya da azarlama...
Seni banyoya götürmek için icat ettiğim küçük yöntemlerimi ve oyunlarımı hatırla...
Yeni teknolojiler karşısındaki cahilliğimi görürsen bana zaman tanı; beni yüzünde alaycı bir gülümsemeyle izleme...
Bazı zamanlarda unutkan olursam yahut konuşmalarımızda ipin ucunu kaçırırsam lütfen hatırlamam için gerekli zamanı bana tanı; hemen sinirlenme...
Çünkü asıl önemli olan senin yanında olabilmem ve beni dinliyor olmandır.
Ben sana bir sürü şeyi nasıl yapacağını gösterdim.
İyi yemek yapmayı,iyi giyinmeyi...
Yaşamı göğüslemeyi...
Yaşlı bacaklarım yürümeme izin vermediğinde bana elini ver.
Tıpkı, benim sana ilk adımlarımı atarken verdiğim gibi.
Ve bir gün artık daha fazla yaşamak istemediğimi; ölmek istediğimi söylediğimde bana kızma.
Bir gün beni anlayacaksın.
Yaşamın; zevk alma değil, artık idareten yaşama yaşı olduğunu anlamaya çalış.
Hatalarıma karşın hep senin için iyi olanı gerçekleştirmeye ve senin yolunu hazırlamaya çalıştım.
Senin yanında olduğumda üzgün, kızgın ya da güçsüz hissetme kendini. Benim yanımda olmalısın, beni anlamalısn ve bana yardım etmelisin.
Yürümeme yardımcı ol ve yolumu sabırla sevgiyle bitirmeme...
Benim için yaptıklarını, ya bir gülümseme ya da senin için her zaman taşıdığım çok derin sevgiyle geri ödeyebilirim ancak.
Seni çok seviyorum ve hep seveceğim;bunu sakın unutma.

UNUTMAYALIM Kİ ONLAR HER ZAMAN BİZİM YANIMIZDA OLDULAR.YAŞARKEN DEĞERLERİNİ BİLELİM

 

 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/4/2008 - ÇOCUK

Kategori: AILE VE COCUK
ÇOCUK

                 Annesi gül koklasa,ağzı gül kokan çocuk;
                 Ağaç içinde ağaç geliştiren tomurcuk...

                 Çocukta,uçurtmayla göğe çıkmaya gayret;
                 Karıncaya göz atsa "niçin,nasıl?" ve hayret...

                 Fatihlik nimetinden yüzü bir nurlu mühür;
                 Biz akıl tutsağıyız,çocuktur ki asıl hür.

                 Allah diyor ki:"Geçti gazabımı rahmetim!"
                 Bir merhamet heykeli mahzun bakışlı yetim...

                 Bugün ağla çocuğum,yarın ağlayamazsın!
                 Şimdi anladığını,sonra anlayamazsın!

                 İnsanlık zincirinin ebediyet halkası;
                 Çocukların kalbinde işler zaman rakkası...


                                                                 Necip Fazıl

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/4/2008 - HAYATTA İKİ ŞEY GERİ ALINMAZ!

Kategori: AILE VE COCUK
Hayatta geri alınamayacak iki önemli şeyden biri zaman diğeri de söylenen sözdür .. Aşağıdaki anekdot bu iki değeri bir arada ifade ediyor .. Evin telefonu sabaha karşı üç buçukta çaldı.
Uyku sersemi adam telefonu açtı.
Telefondaki ses annesine aitti.
Telaşlandı, korktu başlarına bir şey mi gelmişti?
Annesi 'nasılsın oğlum iyi misin' diye sordu.
Oğlu şaşkın bir ifadeyle 'iyiyim anne hayırdır bir şey mi oldu siz iyi misiniz?' dedi.
Annesi 'biz iyiyiz bir şeyimiz yok sadece sesini duymak istedim' dedi.
Oğlu da 'anne bunun için mi aradın saat sabahın üç buçuğu yarın da konuşabilirdik' deyince annesi de 'rahatsız mı ettim oğlum?' dedi.
Oğlu 'evet anne rahatsız ettin' deyince annesi
'30 sene önce sen de beni bu saatte rahatsız etmiştin, doğum günün kutlu
SEVDİKLERİMİZİN DEGERİNİ BİLELİM..

Yorum (6) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

2/11/2007 - Adı : EGE bizim elli günlük bebeğimiz..

Kategori: AILE VE COCUK

Normalde yardım maili hiç atmam. Fakat bu kez güvenilir bir eğitimcimiz eliyle gelen bu iletiyi
gönderme ihtiyacı hissettim.

Türkiyede ilk defa bir bebeğe incebagırsak nakli yapılacaktır. Yardımlarınızı bekliyoruz diye
başlıyor ileti. Hayır korkmayın maddi bir talep yok !!!..

Adı : EGE bizim elli günlük bebeğimiz.. 50 günden beri İ.Ü.Tıp Fakültesi Yenidoğan yoğun
bakımında yatmaktadır. Şu anda damardan beslenerek hayata tutunuyor. Çeşitli hastalıkların
birbirini tetiklemesi sonucu ince bagırsağın tamamı ve kalın bağırsagın yarısı alındı.

Doktorların yaşamasına mücize dedikleri EGE'mize bir umut ışığı doğdu.İzmir Tepecik Eğitim
Araştırma  Hastahane'sinde  ince bağırsak nakli yapılacak . tabi ki uygun donör bulunabilirse.

Donörün 0-9 yaş arası ORH+ kan grubuna dahil biri olması gerekiyor.   Ne yazıkli ölmek üzere
yada yeni kaybedilmiş bir donör olmak zorunda :(
 
Eğer bulunursa ve nakil başarıyla geçerse Türkiye'de bir ilk yaşanacak, belkide DÜNYADA..

Zaman EGE'nin aleyhine işliyor...

LÜTFEN yardım edin....

Bir cana CAN katma zamanıdır...

Herkeze haber verelim. Herkeze nail atalım. Tv' lere,  Gazetelere, ajanslara, hastahanelere
belki milyonlara...

Bu mucizeye herkez ortak olsun. KÜÇÜCÜK BİR HAYAT yardımlarınızı bekliyor !!

BABASI : ÖĞRETMEN   ÜMİT FİKRET YILDIZ.
TEL NO : 0505 662 6872

LÜTFEN!!...


 

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

6/10/2007 - MİNİK AYAKLAR.. YERİM ONLARI BEN..

Kategori: AILE VE COCUK

Hosted by DavutPasha
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

SEVGİ BİLGİ EĞLENCE
DUYGUM

Son yazılarım

TAVUK MUHABBETI :)
ADAMIN BİRİ ( FIKRA +18 )
Kendisini 'Guantanamo' kaydeden kocasını boşuyor
s E v M e K üZeRiNe
Seni Her An Özlüyorum Sevgilim
İSTANBULDA DOMUZ GRİBİ.
Domuz gribi Ankara’da…
DOMUZ GRİBİ NASIL BULAŞIYOR?
DOMUZ GRİBİ NEDİR?
Sevgiyi Hak Edecek İnsanı Bulmak
ÇOK GÜZEL BİR SESLİ VİDEO .
SATANİZM , GENÇLİĞİ BEKLEYEN SAPKINLIK..
Kadınlara Dair 10 Şey!
EMAİL VE MSN ADRESLERİNİZİ KİMLER NASIL BULUYOR?
MÜGE ANLI TATLI SERT , KÜÇÜK MUHAMMET.
EUROVİSİON ( SONUÇLARI ( 2009 )
UNUTKANSINIZ..
PARAN KIYMETLİYSE OKU!!
ANLAMLI SÖZLER
Diyacahsan ki niye?
Emekli Fıkrası
DÜNYA ERKEKLER GÜNÜ ( CAN DÜNDAR )
ZAMANE ANNELERİ VE HATALARI
Güzel Sözler
Herkes Bir Noktaya Bakerken..
SANATSAL KARELER

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
dobra20005
ONLİNE SİTE SAYACI
OPERA BLOGUM
NETLOG BLOGUM
BANNER OLUŞTUR
T.C. Kimlik Numarası Sorgulama
Sigortalı Hizmet Dökümü Sorgulama
SSK Emeklilik Günü Sorgulama
Sağlık Karnesi Sorgulama
Aracınızın Vergi Borcunu Sorgulama
Ceza ve MTV Sorgulama
Doğalgaz Fatura Sorgulama
Milli Piyango Sonuçlarını Sorgulama
Sayısal Loto Sonuçlarını Sorgulama
A.Ö.F. Sınav Sonuçlarını Sorgulama
At Yarışı Sonuçlarını Sorgulama
LES Sonuçlarını Sorgulama
ÖSYS Sonuçlarını Sorgulama
KPDS Sonuçlarını Sorgulama
İETT Kayıp Eşya Sorgulama
PTT Posta Kodu Sorgulama
Vergi Kimlik Numarası Sorgulama
Kayıp Şahıs Sorgulama
Sahte Para Sorgulama
Sürücü Ceza Puanı Sorgulama
OGS Bakiye Bilgi Sorgulama
TürkTelekom ADSLKota Sorgulama (AYLIK)
ADSL Hız Testi ve IP No - Speedtest Sorgulama
Çalıntı Kayıp Cep Telefonu Sorgulama
IP Adresini Tesbit Ettiğiniz Kişiyi Sorgulama
İstanbul'da Nöbetçi Eczane Sorgulama
Bilgisayarınızda Trojen Olup Olmadıgını Online Sorgulama
Emeklilik Yaşı Sorgulama
Bağkur Emeklilik Sorgulaması
İşten Ayrılırken Kıdem ve İhbar Tazminatı Sorgulama
Emekli Sandığı Hizmet Süresi Sorgulama
THY Uçuş Saatlerini Sorgulama
Milli Piyango ve Loto Sonuçları
Turkcell Fatura Öğrenme
Telsim Fatura Öğrenme
Türk Telekom Borç Sorma
İgdaş Borç Sorma Servisi
İSKİ Borç Sorma
118 Bilinmeyen Numaralar
SEMA PLAZA
PEMBE BAHAR

Kategoriler

ÇOCUK

Arkadaşlarım

asu
succubuss
cisil
cisil2006
aysunsay
neslinursema2
ahsuvera
woswos
buketcrazy1
okyay
oyaamma
melekzeyno
dusbahcesi
kumhavuzu
nrl
herbst
yemeklistem
aysam
beydabeyda
kafkasgelini
umutcocuklari
pazaryolu
sevgiliyesatirlar
beadss
aslihanca
aaysen
guzelkalp
birseyvar
satiyorumsaaattim
kumtanesiaylin
mavismor
benyaziyorumflashheader
elifozturk
merveezo
birseyvar2
I